2017 yılında geliştirilen bu çalışma, uygulamaya alınmamış ve yalnızca kavramsal düzeyde kalmış bir konsept proje olup; geleneksel konut ve ticaret bloklarının ötesinde, yaşayan, nefes alan ve çevresiyle organik bir bağ kuran mikro-kentsel bir ekosistem vizyonu sunmaktadır. Şehrin dokusuna hibrit bir soluk getirmeyi amaçlayan bu mimari öneri, estetik zarafeti fonksiyonel sürdürülebilirlikle bir araya getirir.
Mimari Felsefe ve Formun Estetiği
Proje, iki ana kütle üzerinden yükselen zıtlıkların uyumuna dayanmaktadır. Mimari dil, keskin köşelerin yerini akışkan formlara bıraktığı, enerjinin bina etrafında serbestçe dolaşımına izin veren parametrik tasarım ilkelerini benimser.
Biyomorfik Cephe Tasarımı: Yapının bir kolunda önerilen beyaz, organik kafes yapı (voronoi pattern), cepheyi sadece bir kabuk olmaktan çıkarıp yaşayan bir dokuya dönüştürür. Bu ağ dokusu, aralara serpiştirilen dikey bahçelerle birleşerek binanın potansiyel termal performansını artırmayı ve şehir merkezinde biyofilik bir odak noktası oluşturmayı hedefler.
Yatayda Süreklilik ve Teraslanma: Diğer blokta kurgulanan geniş, yatay bantlı teraslar, Akdeniz mimarisinin dışa dönük yaşam kültürünü çağdaş bir yorumla ele alır. Her kat için öngörülen açık hava yaşam alanları, kullanıcıya gökyüzü ile kesintisiz bir temas imkânı sunmayı amaçlar.
Fonksiyonel Katmanlaşma: Karma Kullanım Stratejisi
Proje, zemin kotunda önerdiği kamusal alan kurgusu ile kentsel dokuya entegre olmayı hedefler:
Ticari Podyum (Zemin Kat): Şeffaf cam yüzeylerle tasarlanan zemin kat, mağaza, kafe ve galeri işlevleriyle kamusal yaşamı içeri çekmeyi amaçlar. Gece aydınlatmasıyla kentsel ölçekte bir odak noktası oluşturması öngörülmüştür.
Sosyal Rekreasyonel Çatı Bahçeleri: Üst ve ara kotlarda önerilen havuzlar, teraslar ve yeşil çatılar, kullanıcıya kent içinde alternatif sosyal alanlar sunmayı hedefler.
Yaşam Alanları: Üst katlarda planlanan konut veya ofis birimleri, gün ışığı ve doğal havalandırma prensipleri doğrultusunda kurgulanmıştır.
Sürdürülebilirlik ve Ekolojik Yaklaşım
Bu proje, kavramsal düzeyde çevreci bir yaklaşım ortaya koymaktadır. “Dikey Orman” fikri doğrultusunda; yapının kendi mikroklimasını oluşturması, yağmur suyunun geri kazanılması ve yeşil cepheler aracılığıyla ısı adası etkisinin azaltılması hedeflenmiştir.






