Ahmet Ülfer
Ahmet Ülfer, 1991 doğumlu bir inşaat mühendisidir ve lisans eğitimini Türkiye’deki önemli mühendislik bölümlerinden biri olan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi İnşaat Mühendisliği programında tamamlamıştır. Bu programda eğitim alırken; yapı statiği, tasarım mühendisliği, betonarme tasarım, çelik yapıların hesaplanması, yapı malzemeleri teknolojisi, geoteknik mühendislik ve proje yönetimi gibi disiplinler üzerinde kapsamlı bir teknik altyapı geliştirmiştir. Bu temel mühendislik dersleri, onu pratik mühendislik uygulamalarında güçlü kılan matematiksel modelleme ve yapısal analiz konularında derin bilgi sağlar.
Üniversite eğitimi süresince Ahmet, yapı fiziği ve yük analizi gibi ileri mühendislik alanlarında deneyim kazanmış, özellikle dalga yükleri, şiddetli rüzgâr etkisi ve deprem mühendisliği ile ilgili modüler yaklaşımları anlamıştır. Bu teknik bilgi, günümüz inşaat projelerinde kritik önem taşıyan AFAD ve TS 500/TS 498 standartları gibi Türkiye’nin deprem yönetmeliklerine uygunluk açısından da son derece değerlidir.
Mezuniyetinin ardından sektörde çeşitli yapılarda görev alan Ahmet, saha uygulamalarında yük tahmini, strüktürel optimizasyon, statik ve dinamik analiz yazılımları (ör. SAP2000, ETABS, Robot Structural Analysis) gibi modern mühendislik araçlarını etkin şekilde kullanmıştır. Ayrıca, BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) gibi dijital mühendislik çözümlerini benimseyerek proje süreçlerinde yüksek koordinasyon ve verimlilik sağlama konusunda tecrübe kazanmıştır. BIM süreçleri, mimari ve makine-elektrik-proje ekipleri arasındaki entegrasyonu optimize eden bir parametrik tasarımyaklaşımını destekler ve inşaat öncesi simülasyonlarla maliyet ve zaman tasarrufu sağlar.
Onaltı Mimarlık bünyesinde çalışırken Ahmet, yapı performans değerlendirmesi, malzeme seçim kriterleri, kalıp sistemleri dizaynı, yük taşıyıcı elemanların optimizasyonu ve risk yönetimi gibi alanlarda çözüm odaklı mühendislik projelerine liderlik etmektedir. Sahadaki uygulamalarda kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik ilkelerini esas alır; yük dengeleme ve gerilme analizi gibi kritik mühendislik süreçlerini detaylı hesaplarla yürütür.
Teknik disiplinlere olan hakimiyeti sayesinde ekip içinde sadece uygulamalı mühendislik çözümleri geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda yenilikçi yöntemlerin proje döngüsüne entegrasyonunu sağlayarak modern mimarlık ve mühendislik arasındaki sinerjiyi güçlendirir. Bu da, tasarım aşamasından yapım ve teslimat süreçlerine kadar tüm mühendislik akışında kalite ve teknik doğruluk sağlar.
