Swiss Otel Uludağ Lobi - Bursa - Uludağ
Otel & Konaklama

Swiss Otel Uludağ Lobi

Bursa - Uludağ

Proje Bilgileri

Swiss Otel Uludağ Lobi Hakkında

Bursa Uludağ’da, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın öncülüğünde hayata geçirilen ve bugün Swissôtel markası tarafından işletilen; bazı kaynaklarda “Bursa Business School” olarak anılan tesisin lobi alanı, yalnızca bir giriş mekânı değil, ziyaretçinin tüm deneyimini başlatan güçlü bir mekânsal hafıza unsuru olarak ele alındı. Tasarım sürecinde, dağ oteli kimliği ile üst segment bir markanın zarafetini aynı potada eriten, hem sıcak hem rafine bir karşılama atmosferi oluşturmayı hedefledik.

Uludağ’ın sert doğası, yoğun orman dokusu ve zirveye özgü iklim karakteri, lobi mekânının ana tasarım girdilerini belirleyen temel unsurlar oldu. Bu nedenle malzeme seçiminde doğal taş, dokulu ahşap yüzeyler ve sıcak tonlu metal vurgular bir araya getirildi. Taş; yapıya güçlü, sağlam ve kalıcı bir temel hissi kazandırırken, ahşap tüm bu etkileyici doğanın sıcaklığını iç mekâna taşıdı. Geniş açıklıklardan içeri alınan gün ışığı, dağ siluetine açılan bakılar ve lobiden manzarayla kurulan kontrollü görsel temas, mekanı sadece kapalı bir alan olmaktan çıkarıp, doğayla sürekli iletişim kuran yaşayan bir iç dünya hâline getirdi.

Lobi planlamasında ilk amaç; misafir akışını sadeleştirmek ve mekânı kolay okunur kılmaktı. Girişten itibaren kullanıcıyı zorlayan hiçbir karmaşa bırakmadık. Karşılama bankosu, yönlendirme noktaları, bekleme alanları ve markanın temsil edildiği görsel odaklar; net bir aks üzerinde, fakat birbirine geçişli şekilde tasarlandı. Böylece misafir daha ilk andan itibaren hem kontrollü bir yönlenme yaşıyor hem de mekânın zenginliğini adım adım keşfediyor.

Otel ölçeğinde yoğun misafir trafiğini taşıyabilecek, ancak butik otel sıcaklığını da koruyacak bir atmosfer kurmak en kritik dengelerden biriydi. Bu nedenle yüksek tavan hacmi ile insan ölçeğini aynı anda hissettiren bir mekânsal kurguyu benimsedik. Üst seviyelerde kullanılan yumuşak ışık bantları, alt kotlarda vurgulayıcı aydınlatmalarla desteklendi. Böylece hem ferah hem dingin, aynı anda hem prestijli hem davetkâr bir ışık atmosferi elde edildi.

Mobilya dili, markanın uluslararası lüks otel standardını yansıtırken Uludağ’ın doğasına referans veren bir sadelik üzerinden kurgulandı. Yumuşak dokulu tekstiller, doğal yüzeyler, geniş oturma adaları ve insanı mekânda kalmaya davet eden ergonomik yerleşimler; lobiyi yalnızca “geçiş” alanı olmaktan çıkarıp, sosyalleşilebilen, dinlenilebilen, çalışılabilen çok işlevli bir buluşma noktası hâline getirdi.

Akustik konfor ve mekânsal sakinlik de tasarımın önemli bileşenleri arasında yer aldı. Yüksek hacimli bir mekânda sesin yankılanmasını engelleyecek yüzey çözümleri, malzeme seçimlerinde özenle değerlendirildi. Böylece kalabalık dönemlerde bile mekânın huzurlu karakteri korunmuş oldu.

Sonuçta bu lobi tasarımı; Bursa Uludağ’ın eşsiz doğasını, Swissôtel markasının zarif ve seçkin kimliğiyle buluşturan, BTSO’nun bu önemli yatırımına güçlü bir karşılama kimliği kazandıran bütüncül bir mimari yaklaşımın ürünü. Misafirin ilk adımıyla başlayan deneyimi sahici, güçlü ve hafızada yer eden bir başlangıç noktasına dönüştürmek, bu tasarımın en değerli sonucu oldu.